Içimizden bir öykü

Kalbine buz gibi bir damla düştü her kırıldığında, her üzüldüğünde. Ve her söyleyemediğinde, her ağlayamadığında...

O damlanın soğukluğu yaktı yüreğini, sıkıştırdı. Yüreği sancılar içinde kıvrandı göğüs kafesinde.  Ama çok sürmedi. Sakinleşti ve derin bir nefes aldı. Kalbinin sancısı o anlık geçince, geçti sandı. Yüzüne samimiyetine kendisini dahi inandırdığı o sahte tebessümü taktı ve hiçbir şey olmamış gibi devam etti hayatına.

İçinde göremediği bir yere attığı her damlayı yok sandı, ya da yok saydı.

Damlalar birikti içinde, göl oldu, deniz oldu, okyanus oldu. Ama o, fark etmedi bile.

Ve bir gün bir gülün dikeni değdi eline. Yüreğine düşen binlerce damla o an, buldukları ilk bahanede gözlerinden dışarı attı kendini. Dakikalarca hatta saatlerce ağladı.

Bu kadar gözyaşının elinin acısına olmadığını anladı kadın. Ama ne yazık ki uslanmadı. Yüreğine düşen her damlayı yok saymaya devam etti.

Zaman geçti ve yüreği artık biriktirmekten vazgeçti bu damlaları. O günden sonra yüreğine düşen her damlada içinde okyanuslar varmışcasına ağladı kadın.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Susmak...

Bu kisiyi tanıyorsunuz...

Degisimi kabullensek mi artık?